Bugun...


ilhanyalçın


Facebookta Paylaş









İLHAN YALÇIN YAZDI ''AİLE BİLİNCİ VE ÇOCUK EĞİTİMİ''
Tarih: 12-12-2015 21:27:00 Güncelleme: 31-12-2015 23:41:00


      İslam akidesinin omurgasını teşkil eden tevhid, “birlemek” manasına gelir. Akidevi alanda tevhid olarak tezahür eden şey, toplumsal alanda vahdet olarak tezahür eder. Bu açıdan, “Tevhid akidevi vahdet, vahdet sosyal tevhiddir” diyebiliriz. Kuldan Allah’a uzanan boyutta “birlemeyi” tevhid, kuldan kula uzanan boyutta “birleştirmeyi” vahdet ifade eder. Mü’min de birlik düşüncesi, tevhid akidesinin bir tezahürü olarak tecelli eder. Aile adını verdiğimiz müessese de bir birliktir. Zira aile, birbiri için yaratılan iki cinsin bir araya gelmesiyle oluşur.

Başka bir tanıma göre aile, ana-baba ve çocuklardan oluşan, üyeleri arasında karşılıklı sevgi, saygı, dayanışma ve birbirlerine ait olma duygusu bulunan bir topluluktur. Aile, temel kurumların başında gelmektedir. Kuran-ı Kerime baktığımız zaman “Muhakkak Allah, Adem’i, Nuh’u, İbrahim ailesini, İmran ailesini alemlere üstün kıldı.” (3/33) buyurarak özellikle iki peygamberi aileleriyle zikretmesi ailenin önemini ortaya koymaktadır. İbrahim( a.s) ın şuurlu ve bilinçli ailesinde İsmail ve İshak peygamberlerin yetiştiğini , insanlığın atası olarak seçildiklerini görmekteyiz. İmranın samimi ailesinde ise, insanlığa iffet abidesi olarak Hz.Meryem'i örnek olarak göstermektedir.

Ailenin Çocuğun Gelişimindeki Yeri

İnsan, varlığının özünü ailesinden alır. Bu özü, ailesinden gelen değerlerle geliştirir, biçimlendirir, yapılandırır. Yapılan bir araştırmada; temel güven, güvensizlik, özerklik,utanç, kuşku, girişkenlik suçluluk gibi gelişim aşamaları bebeklik ve ilk çocukluk (2-6 yaş) dönemlerinde aile içerisinde belli bir yönde gelişme göstermektedir. (Bayraktar, Rüveyde ve Diğerleri. Davranış Bilimlerine Giriş-Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi 1.sınıf 2. Fasikül, 7. Baskı, Eskişehir 1994,)

Yetişkin insanlarda görülen oburluk, cimrilik, saldırganlık gibi davranışların, bebeklik ve çocukluk yaşantılarıyla bağıntılı olarak geliştiği ve bireyin kişiliğine yansıdığı bir gerçektir.

Aile içi iletişimin en etkili olduğu dönem ilk çocukluk çağıdır. Bu çağda çocuklarda görülen belli-başlı gelişim özelliklerinden konumuz açısından önem taşıyan bazıları şunlardır:

a) Sevilmeyi, sevmeyi, paylaşmayı öğrenme,

b) Sevgiyi gösterme yollarını öğrenme,

c) Kardeşleri ve anne-babasıyla uygun ilişkiler kurabilme. ( Bilgin, Beyza. “Çocuklarımızın Duyguları ve Duaları”, Din Eğitimi Araştırmaları Dergisi, Sayı: 2, İstanbul 1995, s.70. e, d)

Yanlış ve doğru konusunda kültürel kavramları öğrenme ve bir vicdan duygusu geliştirme ailede Dinsel Gelişim Çocuk Psikolojisi ve Din Psikolojisi alanında yapılan araştırmalarda ailenin psiko-sosyal ve pedagojik açıdan çocuk üzerinde önemli ölçüde söz sahibi olduğu ve çocuktaki dinî duygu ve düşüncenin gelişmesinin aileden aldığı dinî eğitime bağlı olduğu tespit edilmiştir.(Armaner, Neda. Din Psikolojisine Giriş-I, Ankara 1980, s.89; Yavuz, a.g.e., s.46,156-57;)

Çocuğun bedensel gelişiminde olduğu kadar dinsel gelişiminde de ailenin rolünün fazla olduğu bir gerçektir. Aile çocuğa dinini öğretip, onda dini duyguların gelişmesini sağlayabileceği gibi, çocuğun dinden uzaklaşmasına ve ondaki dinî duygunun körelmesine de neden olabilir.

İlk çocukluk döneminde aile içerisinde öğrenilen dinsel içerikli sembol ve ritüeller çocuğun zihninde belli kalıp ölçülere sahiptir. Özellikle ibadetler ve dua içerikleri mekanik yönleriyle çocukta boy gösterir. Anne- babasını namaz kılarken gören çocuk aynı davranışları mekanik olarak tekrarlar. Bu tekrarlar taklitle çocuğun belleğine yerleşir ve yaşı ilerledikçe bu içerikler zihinsel olarak doldurulmaya başlanır. Örneğin, okunan duaların anlamı zihne yerleşir ve en önemlisi ne için dua edildiğinin bilincine varılır. Bir bakıma ilk çocukluk döneminde öğrenilen mekanik hareketler anlamlarına oturur ve içselleştirilir. Dolayısıyla psikolojik açıdan ilk çocukluk döneminin bu yaşantıları çok önemlidir. Çünkü ilk çocukluk döneminde aile içerisinde bu tür yaşantılar olmazsa sonradan öğrenmelerde mekanik yön ile onun içeriğinin içselleştirilmesi zorlaşmaktadır.

Kur’an’da, çocuklara aile içinde nasıl bir iletişimle dinin öğretilebileceğine ilişkin ipucu teşkil edebilecek örnekler vardır: Yakup Peygamber oğullarına hitaben: “Oğullarım! Allah sizin için bir din seçti. Siz de ancak müslüman olarak can veriniz”(2/132) der. Yine, Yakup (a.s.) ölürken oğullarına: “ ‘Benden sonra kime kulluk edeceksiniz?’ dediğinde onlar: ‘Senin Rabb’ine, babaların İbrahim, İsmail ve İshak’ın Rabb’i olan Allah’a kulluk edeceğiz biz O’na teslim olanlarız’ dediler.”(2/133) Lokman Peygamber oğluna: “Yavrucuğum! Allah’a ortak koşma...”(31/13) demiştir. Bu ayetler, ebeveynin çocukları yönlendirmesi gerektiğini vurgulamaktadır

Konu ile ilgili Hz. Peygamber şöyle demiştir: “Her doğan çocuk fıtrat üzere doğmuştur. Onun bu hali, kendini ifade etmeye başlayıncaya kadar böyle devam eder. Kendisini anlatmaya başlayınca da ya şükredici olur; ya da inkar edici olur.”(Ahmed bin hanbel;3/435)

SONUÇ: Kuran-ı Kerim'e göre ve bireyin dinsel gelişimini ele alan çalışmalar göz önüne alındığında çocukluk dönemi yaşantılarının ve bu yaşantı içerisinde anne-babanın ve diğer aile bireylerinin çocuğa yaklaşımlarının çok önemli ve etkili olduğunu görmekteyiz.

1- Başarılı bir dinsel iletişim kurmanın birinci şartı anne-babanın öncelikle kendi yaşamları ile çocuklarına örnek olmalarıdır.

2- Anne-baba çocuğa gerektiği kadar sevgi göstermelidir. Gerektiği kadar sevgi bulamamış çocuklar özgüvenlerini kazanamamış olduklarından yaşamın diğer koşulları gibi dinî muhtevalı mesajlara da kapalı kalabilirler. Kapalı kalmasalar bile normal bir dinî yaşam geliştiremezler.

3- Anne-baba çocuklarla ilişkilerinde ölçülü bir disipline sahip olmalıdırlar. Ölçülü bir disiplinin olmadığı aile ortamında ya başıboşluk hakim olur ya da şuursuzca uygulanan bilinçsiz disiplin anlayışları. Bu olumsuzlukları gidermenin yolu ölçülü hoşgörüye dayalı çocukla her şeyi paylaşabilecek anlayışa sahip olmaktır.

4- Çocuğun kişilik gelişimine ve sosyalleşmesine katkı sağlayarak onun diğer insanlarla ilişki kurabilme ve onlarla paylaşabilme yeteneğini geliştirmek için çaba göstermek gerekir.

 

                                                                                                                    İLHAN YALÇIN

                                                                                                         İlhanyalçın@hotmail.com

 

 





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • Bebişler
    Bebişler
  • Yurdum İnsanı
    Yurdum İnsanı
  • FANTASTİK
    FANTASTİK
  • ATATÜRK
    ATATÜRK
  1. Bebişler
  2. Yurdum İnsanı
  3. FANTASTİK
  4. ATATÜRK
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Osmanlı
    Osmanlı
  • Kubat Ötme Bülbül
    Kubat Ötme Bülbül
  1. Osmanlı
  2. Kubat Ötme Bülbül
VİDEO GALERİ
YUKARI