Bugun...


KEREM ENGİN


Facebookta Paylaş









KEREM ENGİN YAZDI : ''ÇİRKEFLEŞMEDEN ELEŞTİRMEK, FANATİKLEŞMEDEN SAVUNMAK
Tarih: 28-06-2016 15:11:00 Güncelleme: 28-06-2016 15:11:00


        

                İnsan tercihleri, temennileri ve talepleri ile var olan bir varlıktır. Zira her birimiz yaşadığımız şu dünya denen mekanda çok çeşitli istekler ve beklentiler içerisinde sürdürürüz hayatımızı. Öyle ki, istek ve beklentilerimiz bizleri çoğu zaman iyi-kötü, doğru-yanlış gibi birbirine zıt olabilecek çeşitli tercihler yapmak zorunda bırakabiliyor. İşte bu durumda bazen amaçladığımız hedeflere ulaşma noktadasındaki tükenmez hırsımızın da etkisiyle bir şeyleri ve birilerini eleştirmek ya da savunmak durumunda kalabiliyoruz. O vakit Rabbimizin mükemmel ifadesiyle  "ehsen-i taqvim, en güzel biçimde yarattım" dediği insan denen varlığın kalitesi de ortaya çıkmaktadır.

                İnsan ya hırslarının esiri olup kendisine ve çevresine karşı asli görevlerinden olan kişileri ve olayları ölçülü değerlendirme ve adaletle hüküm verme mihenginden uzaklaşır, yani haksızlık yaparak zalimlerden yana tercih yapar. Yada meseleleri değerlendirirken neye mal olursa olsun tarafsız ve ilkeli bir duruş sergileyerek hakikatin şahitliğini yapar, yani adil davranarak zayıf/güçsüz de olsa haklıdan yana bir tutum sergiler.

                Maalesef yaşadığımız dönemin kutuplaşması benliklerimizi öylesine esir almış  ki, sevmeyi-yermeyi, eleştirmeyi-savunmayı hakkıyla yapma dengesini adeta kaçırmış bulunmaktayız. Zira eleştiri adına çoğu zaman çirkefleşerek yapılan haksız ithamlar, hatta iftiralarla sanki muhattabın yaptığı hiç iyi, güzel ve doğru bir işi yokmuş gibi gösterilmeye çalışılan art niyetli kötü tablolar... Ve yahut da severken/savunurken adeta körleşerek fanatik bir ruh haliyle sanki desteklenen kişilerin hiç bir eksiği/yanlışı yokmuş gibi , yerel tabirle ölümüne savunma yaparak toz kondurmamak. Her iki durum da olayları ve olguları sağlıklı değerlendiren, doğru okuma yapabilen insanlara yakışan tutumlar değildir.

                Ancak ne yazık ki, başkalarına kara çalarak, iftira atarak kendisini var etme/öne çıkarma hastalığı bir salgın gibi toplumumuzda yaygınlaşıyor. Bu hastalıklı halin özünde başkalarına atılan iftiralarla aslında kendilerini temiz gösterme psikolojisi veya çıkar elde etme çabası yatmaktadır. Bitmek tükenmek bilmeyen bir kin ve nefretin sonucunda oluşan bu tür ahlaksız yaklaşımların kısa vadede kişiye bir getiri sağladığı düşünülse de gerçekte hiçbir zaman toplumda olumlu karşılığı olmaz.  Zaten böylesi aşağılık yollarla ve gayri ahlaki yöntemlerle yalan, yanlış bilgileri dolaşıma sokarak insanların haysiyetlerine dil uzatanların başarı elde etmeleri hiç bir zaman mümkün olmamamıştır.

                Sahte kimliklerin, gizli hesapların veya hayal ürünü ünvanların ardına saklanarak kendilerini/kimliklerini açıklama cesaret ve erdemini bile gösteremeyenlerin aleme nizam verme naraları atmaları, topluma ayar çekme düşüncesi içinde olmaları trajikomik bir durum değil mi? Yalanı sermaye edinmiş, kalbi fitneye ayarlı onur düşmanları ve haysiyet cellatları insanlara/kurumlara attıkları iftiralarla bir gün yüzleşeceklerinin hesabını yapmazlar mı? Öte taraftan tarafgirlik ve bağlılıkta hiç bir kural, sınır ve ölçü tanımayanların gerek destekledikleri şahısları ve düşünceleri eleştirilmez, dokunulmaz ve yanlış yapmaz görmeleri gerekse kendilerine rakip gördükleri kişi ve ya kurumları acımasızca eleştirmeleri de son zamanların yaygın ve ölçüsüz yaklaşımlarındandır.

                 Unutulmamalı ki kişi, kurum ve düşüncelere çamur atanlar belki de çoğu zaman kendi kimliklerinin çamurlaştığını fark edemezler. Hasılı her eleştiri kendi içinde muteber olmasına rağmen kişilerin eksikliklerini ahlaki ilkelere riayet etmeden üstelik haysiyet ve onurlarını yaralayarak dile getirmek seviyesizliktir. Böylece asıl fonksiyonu yanlışları düzeltmeye katkıda bulunmak olan eleştiri  amacından saptırılmış olur. Ha keza savunmak yani taraf olmakta doğrunun yanında yanlışın karşısında adil bir duruş sergilenmesiyle anlamlı iken holigan mantığıyla savunduğunu eksiksiz, eleştirisiz yanlış yapmaz kabul etmek hakikate kör olmaktır.

            "Ey iman edenler! Allah için insaf ile adalet ve dürüstlüğün şahitleri olun. ve herhangi bir kimseye karşı olan kin ve nefretiniz, sizi adaletsizce davranmaya sevk etmesin. Adil olun, zira bu Allah'a karşı sorumluluk bilinci duymaya en yakın olan davranıştır. Çünkü Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır." (Maide- 8)

 

                                                               Kerem ENGİN





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YUKARI